Ramyarî

HAINLIK TÜRK EGEMENLIM SISTEMINDE BIR KURUMDUR(8)

veyselmeric · 15.02.2005 · 3 dîtin

KEMALIZMI ASAMAYAN „ SOL“ ORDUNUN SOL KILICI OLUR !

Kemalizm, irkci, soven Türk milliyetciligidir.Emperyalizme bagimli feodal ve komprador Türk burjuvazisinin ideolojisidir. Yayilmaci, katliamci, sömürgeci ve fasist ideolojidir. Hitler´in M.Kemal icin „benim ve Mosoluni´nin ögretmenidir“ demesi bosuna degildir.

Kemalizm, TC devletinin resmi görüsüdür. Yanisira bir eksigiyle Türk sol hareketin „sol“a boyadigi ve savundugu ideolojidir. Hatta bu cevrelerin temel yaklasimi birilerinin solculuktan, devrimcilikten, Marksiz-Leninizmden uzaklasmanin kistasini Hasan Cemal örneginde görüldügü gibi „Kemalist düsüncelerinden arinma“ gösterilir. „Kemalist düsünceden arinma“ karsi-devrimci olmakla esdeger sayilir. „Tekellere ve MGK´nin sözcüsü“ne dönüsmenin kistasi olarak algilanir.

Oysa Kemalizm hicte sistem solunun iddia ettigi gibi degildir. Ne „ilerici“ ne „devrimci“ bir ideolojidir. Su an TC devletini rehin alan MGK´nun resmi görüsüdür. Türk sol hareketlerin Kemalizme „ilericilik“ ve „devrimcilik“ atfetmeleri onun karsi-devrimci özünü gizleme ve sistem adina bir seyler kotarma amaclidir.

Sistem bundan gocunmaz. Dahasi cok memnundur. Türkiye´de ezen ezileni, sömüren sömürüleni, sagcisi, solcusu, ümetcisi, dahasi „Kürtcüsü“nün Kemalist olmasi düzenin cikarinadir. Hatta bu konuda kim daha Kemalisttir yarisi var. Kim gercek, kim sahte Kemalist kavgasi var. Fakat her halükarda Kemalist olmak ortak paydalari olur.

„1919´un 19 Mayis´inda vatanimiz düsman isgali altindadir. Samsuna cikis bu isgale karsi bir örgütlenme ve mücadele kararliliginin isaretidir.”

Bu alintiyi TC devletinin her hangi resmi bir belgesinde almadik. Kendini “Türkiye solu” olarak tanimlamayi cok seven TC devletinin icazetli bir mihrakin yayin organinda aldik. Fakat sözkonusu alinti virgülünden noktasina kadar devletin her remi belgesinden görmek mümkündür.

Peki gercekler iddia edildigi gibi midir?Tarihi belgeler hicte iddia ettikleri dogrulamiyor. Osmanli Padisahi Vahdettin´in Ingilizlerin onayini alarak M.Kemal´i Anadolu´ya niye gönderdigi cebine koydugu zarf ta yazilidir. Bu görevinde Osmanli yönetimine karsi Anadolu´da bas gösteren hareketleri bastirma görevi oldugu bir sir degildir. M.Kemal´de bu görevi basarmak icin memur edilmis bir Osmanli pasasidir. Bunlar bilinmeyenler degildir.

Olsun, bilinsede irkci, soven Türk milliyetciligiyle kirlenmis Türk sol hareketleri Kemalizmi temcit pilavi misali isitip isitip afiyetle yemekten bikmiyor. Bunu kendilerine hatirlatigimizda hop kalkip hop oturuyorlar. Kendilerine haksizlik, hakaret ettigimizi söylüyorlar. Pes vallahi!

O halde bu Kemalizmi peki niye savunuyorsunuz? Savundugunuz icinde birileri size Kemalistsiniz dediginde niye size haksizlik ve hakaret etmis olsun? Peki aklinizda zorunuz mu var? Peki bu söylenenlere ne demeli?

“Hasan Cemal kizmasin, onun gercegini yazdik. (…) Ittihat ve Terakki´nin meshur üc sefinden Cemal pasa´nin torunu olan H.Cemal, Siyasal Bilgiler Fakültesi´nde sol düsüncelerle tanisir. Sonrasinda yavas yavas Kemalist düsüncelerinden arinir ve tamamen kendini tekellere pazarlamaya baslar: (…) Artik tekellerin, MKG´nin sözcüsüdür.”(Bagimsizlik ve Demokrasi Yolunda Kurtulus.Sayi.3.Sf.19. 21 Mayis 1999)

Bundan daha iyi bir Kemalizm savunuculugu olur mu? Eger degilse Kemalizmi savunmak baska bir sey midir? Birileri bunun izahatini yapabilirler mi?

Ne diyorlar? Bir Hasan Cemal var. Ama bu Hasan Cemal´in iki dönemi var. Birinci dönemi “Kemalizmi savunan devrimci Hasan Cemal”, ikinci dönemi “Kemalist düsünceden arinan karsi-devrimci Hasan Cemal”.Yani birinci Hasan Cemal
“Kemalist devrimci”, ikinci Hasan Cemal, “Tekellerin ve MKG´nin sözcüsü Hasan Cemal”.

Burada dikkat cekmek istedigimiz Hasan Cemal´in hangi dönem ne oldugu degildir. Dikkat cekmek istedigimiz Kemalizmi savunanlarin devrimci ilan edilmesidir. Bu izah tarzina bakilirsa su an Türkiye´de bir avuc devrimci disinda Kemalist olmayani bulamasiniz. O zaman ortaya su manzara karsiniza cikiyor. Kemalizmi savunanlar “ilirici-devrimci”
“Kemalist düsüncelerden arinan”lar “karsi-devrimci” oluyorlar.

Bu nasil olur diye sormayin. Burasi Türkiye! Olmaz olur olur. Olurda olmaz olur. Cünkü Kemalist sol pasa böyle buyuruyor.

O zaman Türk toplum resmine bakmakta fayda var. Kim Kemalist, kim degildir bakmak gerekir. Türkiye´de ezen ve ezilen, sömüren ve sömürülen, yöneten ve yönetilen Kemalist. Türk toplumunu rehin alan MGK, burjuva partileri, meslek odalari, demokratik kitle örgütleri Kemalist. Toprak agalari, burjuvazi, köylü ve isci Kemalist. Aydini, sanatcisi, pezevenk ve oruspusu Kemalist. „Devrimci“,“M-L“,“Enternasyonalist“ gecinenleri Kemalist. TKP, IP, DHKP-C ve bilimum „sol“ gecinenler Kemalist. M.Subhi, Ismail Bilen, Hikmet Kivilcimli, Deniz Gezmis, Mahir Cayan, Dogu Perincek, Kemal Okutan, Dursun Karatas vs. Kemalist.

Egemen ezileniyle, sömüren ve sömürüleniyle, sag´i ve
„sol“luyla bir bütün olarak sahiplenilen bu zat kimdir? Bunun cevabi Kürtlerin boynuna kölelik zincirini takan Lozan anlasmasini saglayan heyetin ikinci adami olarak bilinen Türk irkci-fasisti Riza Nur´un kaleminde verelim.

„Tefik Rüstü´nün evinde, 15-20 mebus ve Mustafa Kemal icmisler, Reisicumhurluk meselesi mevzuu bahs olmus. Tabii hepsi Mustafa Kemal´e „sen olmalisin“ demisler. Mustafa Kemal yemin etmis : „Istemem“ Kabul edersem, dünyanin en alcak adami olayim“ demis. Onlari isitince bunlar ve Ismet´in sözüne hayret ettim. Aralarinda ne oldugunu bilmiyorum. Lakin bes-on gün sonra Mustafa Kemal Cumhureisi oldu“ Tabii dünyanin en adami da oldu. Zaten dünyanin en alcak adami, bir sey kaybetmedi.“(Riza Nur. Hayat ve Hatiratim.Cilt.2.Sf-459)

Evet ismine atfen „Kemalizm“ olarak lanse edilen ve Türk toplumuna yedirilen bu zehir zemberek ideolojinin isim babasi „dünyanin en alcak adami“ .Zaten devsirmeyle yaratilan ceberut bir toplumada bu yakisir. Tencere yuvarlanmis kapagini bulmus.

Allah askina bu Türk denilen toplumun hic mi Kemalist olmayani yok? Var ! Ibrahim Kaypakkaya, Ismail Besikci vs. Bunlar Türk toplumun onurlaridir.

Dahasi var. Kemalist olan güclerin hepsi bilistisma Türk Ordusunun sol kilicidir.

„Biz ´radikaller´ Devrim dergisi cevresinde toplanan „sol Kemalistler“ ya da „asker, sivil, aydin zümre“ bir sabah vakti darbeyle cok partili sisteme son verip parlementonun kapisini kilidi vurunca, sira „sosyalist“e gelebilecekti.“ (Hasan Cemal)

Bu yaklasimda Kürtleri saymasak bir eksigiyle bir bütün olarak Türk sol hareketin yeri vardir. Eksisi Ibrahim Kaypakkaya ve temsil ettigi harekettir. Bunlari saymasak Türk sol hareketi, su veya bu sekilde 12 Mart 1971 askeri darbesinde rol oynamistir. Kimi bunun ideolojik alt yapisini, kimide THKO gibi silahli kargasa yaraticilari olarak „devrimci“ Türk Ordusunun müdahale zeminini yaratmistir. Öyle de oldu.

Türk Ordusu 12 Mart 1971 tarihinde askeri bir darbeyle ülke yönetimine el koydu. Darbe sabahi „eski tüfek“ Hikmet Kivilcimli, kendi pacavra dergisinde „Ordu Kilicini Cekti“ mansetten verdi. Artik sira „sosyalist devrim“deydi.

Yanildilar! Rehberi karga olanlarin gagasi pislikten cikmaz misali, önderleri Türk Ordusu olanlarinda akibeti cok hazin oldu. Bir kismi bunu canlariyla ödedi. Iskencelerden gecmeyen kalmadi. Uzun yillar cezaevlerinde kaldi. „Ordu kilicini atti“ diyen zat-i muhterem sürgünde can verdi. Cenazesine bile sahiplenen olmadi.

12 Mart 1971 darbesinin hazirlanmasindan su veya bu sekilde katkida bulunanlar, darbenin magdurlari oldular. Ayni akibet 12 Eylül 1980 darbesinin kosullarini saglamada rol oynayan MHP´nin basina geldi. Öyle ya, „Fikirleri iktidardaydi, kendileri zindandaydi.“ 12 Mart 1971 darbasinin magdurlari, „Anti-emperyalist sanli Türk Ordusu iktidarda, sol Kemalistler zindanda“ demiyorlar miydi?

Bu nasil olur demeyin. Burasi Türkiye. Burada her sey olur ve olagandir. Bir döneme damgasini vuran Dogan Avcioglu, Hasan Cemal, Gürkan Ulus, Mahir Cayan, Dogu Perincek, Ilhan Selcuk vs. kalem arkadasligi yaptigi “Devrim” dergisi,
“Kemalist, Orducu ve Cuntaci.”

Iste size Türk egemenlik sisteminin bugüne kadar ayakta kalmasinin bir nedeni. Eger bugün Türk toplumu özel haraketci bir topluma dönüsmüsse, bunda Türk sol hareketin payi en asagi devletin payi kadar rol oynamistir. Bu inkar edilemez bir gercektir.

Türk sol hareketi, bu rollünü sorgulamadigi müddetce sol olma vasfina layik olmayacaktir. Kendini takrarlayacaktir.

Saddam artiklari ve cagdisi islami terörizmin savunuculugunu üslenmis Türk sol hareketin kendini tekrarladiginin en bariz örnegidir. Kendini bundan alikoyamayan Türk sol hareketleri MGK´nun kendileriyle oynayacagi siradan birer piyon olmaktan kurtulamazlar.

Yên Eleqedar

Şîrove (0)

Hê şîrove tune ne — yekem bibe.