Ramyarî

HAINLIK TÜRK EGEMENLIK SISTEMINDE BIR KURUMDUR(7)

veyselmeric · 10.02.2005 · 3 dîtin

ASKERI CUNTALARIN YEDEK GÜCÜ ESKI TÜFEK VE YENI TABANCALAR!

THKO, THKP-C, Kivilcim, Belli, Pericek ve benzeri Türk sol hareketlerin savas narasi „Yasasin 1961 Anayasasi“ iddi. Bu, askeri darbelerin onaylanmasi ve yenilerine davetiye cikarmaninda teorisiydi. Zaten bu gruplarin varolus nedenide bu degil miydi ?

THKO, Madanoglu, Gürler ekibinin darbe yapmasinin zeminini yaratmak icin kurulan askeri bir güc degil miydi?. Askeri bir darbe icin bir ortam gerekiyordu. Bu ortami yaratmak icinde genclik icinde askeri bir örgüt yaratma ihtiyaci dogdu. Bu da THKO´dan baskasi degildi. THKO eylem yapacakti. Ülkede kargasalik yaratilacakti. Ordu yeniden düzen getirecek güc olarak havasi yaratilacakti. Ve „ilerici subaylar“ devreye girecek, askeri darbe yaparak „Türkiye devrimi“ni yapacakti.

12 Mart 1971 tarihinde Türk ordusu ülke yönetimine el koydu. Eski tüfek Hikmet Kivilcimli, cikardigi pacavra dergisinde „Ordu kilicini atti“ manseten vererek cuntayi destekledigini ilan etti. Fakat ne cuntanin kosullarini hazirlayanlar, na de destekleyenler cuntanin hismindan kurtulamadilar. Kimi idam sehpalarinda, kimi kuytu bir sokakta, kimi iskencede, kimi sürgünde hatalarinin bedelini canlariyla ödedi.

Fikirleri iktidardaydi, ama kendileri zindandaydi. Ayni sey
12 Eylül 1980 askeri darbeyle fasist Türkes´inde basina gelmeyecek miydi ? Bugünde derin devletin kontrasi A.Öcalan´nin yasadigida bu degil midir? Bu da bir yönetim bicimidir. Fakat Türk egemenlik sistemine özgü bir yönetim bicimi olsa gerek.

Türk toplumu bir avuc devrimci-demokrat disinda özel harekatci bir toplumdur. Irkci, yayilmaci, militaristtir.

Derin Devletin Derin solcusu, Türk Ordusunun emir eri Dogu Perincek, militarizmi söyle savunmaktaydi.

“ 27 Mayis hareketi, fasist bir diktatörlügü devirmekle, tarihimizde ilerici bir rol oynadi…1961 Anayasasi´nin baslangic bölümü, milletin `Anayasa ve hukuk disi tutum ve davranislariyla mesrulugunu kaybetmis bir iktidara karsi direnme hakkini kullanarak 27 Mayis 1960 Devrimini yaptigini` belirterek, halkin gayri mesru iktidarlara karsi isyan hakkini kabul ve ilan etti.” ( TIIKP. Sf. 229-230).

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri fasist darbelerin gerekceside buydu. Türk Ordusunun darbe yapma gerekcesini „ milletin gayri mesru iktidarlara karsi isyan hakki „ olarak Ordu müdahalelerine davetiye cikarmak, „devrimci“ olmanin ötesinde birsey olsa gerek.

Ibrahim Kaypakkaya´in temsil ettigi gelenek disindaki tüm Türk kökenli „solcular“, mevcut iktidari „Anayasadisi“ ilan ederek, 1961 Anayasasinin savunucularinin kendileri oldugunu ilan ettiler. THKO, THKP-C, TIIKP ve onlar gibi „Orducu“ gücler, Demirel hükümetini „Anayasadisi“ ilan ededursunlar, kendileri 12 Mart askeri mahkemeleri tarafinda „Anayasayi ilga sucu“ ile yargiladilar. Ortada bir tezat vardi. Kim „Anayasadisi“ iddi?

1961 Anayasasi kimin Anayasasi iddi? Kimin cikarlarini koruyordu? THKO, THKP-C vs. Türk sol hareketleri nasil oluyordu da bu Anayasayi „devrimcilik“, „M-L“ adina savunabiliyorlardi ?

Bunlar ve benzeri sorularin cevabi verildiginde bir eksigiyle Türk sol hareketin Kemalist ve Orducu oldugu gercegi karsimiza cikiyor. „Ordu-Isci Elele“ , „Ordu-Genclik Elele Milli Cephede“,
„Yasasin 1961 Anayasasi“, „2.Ulusal kurtulus savasi“,
„Bagimsiz Türkiye“ vs. yaklasimlarin sahipleri kuskuya yer birakmaksizin düzen sinirlarini asmayan reformist gücler iddi.

Bazilarinin silaha basvurmasi bu niteliklerini yadsimiyor. Her silah kullananin boynuna, „M-L“ yaptasi takma gelenegi Türk sol hareketinin bir hastaligi olagelmis kücük-burjuva bir yaklasimdir. Silahi tüm siniflar kendi cikarlari icin kullanir. Sorun silah kullanmak degildir. Silahin kime karsi ve nicin kullanildigi önemlidir. „ Türk Ordusuna Silah Cekilmez“ anlayisin egemen oldugu THKO ve benzeri Türk „sol“ hareketlere ileri düzeyde „devrimci“ sifatlar yüklemek devrimciligide reformizme etmektir.

„ Yasasin 1961 Anayasasi“ demek, aslinda „Kahrolsun devrim“ demekti. Bunu bile bilmeyecek kadar baskalarinin masasi oldular. THKO, THKP-C ve benzeri Türk „sol“ hareketleri „Yasasin 1961 Anayasasi“ desinler, bu „Orducu“ gücler, „Anayasayi ilga sucu“ ile suclanacak, yargilanacak idam dahil cesitli cazalara carptirilacaklardi Silah cekmedikleri Türk Ordusuda 1961 Anayasasini fahiseye cevirecek ve irzina gecmedik hic bir maddesini birakmayacakti. Fakat „Ordu-Isci Elele“, „Ordu-Genclik Elele Milli Mephede“ teorileride böylelikle savunanlarin idam fermani olacakti.

Ibrahim Kaypakkaya sahsinda simgelesen hareket disinda, 1971 Türkiye „sol“ hareketi, Kemalizmin sol varyanti iddi. Kemalizme devrimci payeler bicildi. Kemalizmi, „ anti-emperyalist, anti-feodal, ilerici“ vs. seklinde tanimladi. Oysa Kemalizm, irkcilik, fasistlik ve ilhakcilikti. Türk „sol“ hareketi, bunu „devrimcilik“ adina emekci halka tasima görevini kendine görev bildi. Emekci kitlelerin bilincini kirleti. TC devletinin yapamadigini, elinin ulasamadigi, resmi söylem ve ciplak zoruyla zapt-i rap altina alamadiklarini Türk „sol“ hareketleri bilincli veya bilincsiz olarak Kemalizmle zehirlemeyi kendine görev bildi.

Türk „sol“ hareketi mücadelesi boyunca bu ugursuz rolü oynadi. Bunun halka büyük zararlari oldu. „Sol“un bu yaklasimi sistemin halk üstündeki egemenligini dahada pekismesine yol acti. Türk emekci halkinin su an düzenin yedek ordusu olma durumu sadece sistemin yaklasim ve yaptirimi ile saglandi yaklasimi eksik ve yanlistir. Bunu tamamlayan „sol“un sol´dan sundugu destegin önemli bir payi vardir. «Sol » bu yaklasimlariyla sisteme önemli hizmetlerde bulunmustur. Kazanan düzen, kaybeden emekci siniflar olmustur.

Türk „sol“ hareketleri büyük bir kesimi bugünde kendini düzenin yedek ordusu olma konumundan kurtarabilmis degildir. Kemalizmi asamiyor. Kemalizmin sol varyanti olmus. Bu, Türk „sol“ hareketin kaderi mi ? Elbete degildir. Eger Türkiye devriminden bahsediliyorsa yapilmasi gereken sol´un kendini resmi yaklasimin disinda ifade etme zorunlulugu vardir. Bunun önceli Kemalizmi asmasidir.

Sorulabilir ! Peki Kemalizmi asan Türk sol hareketi olmadi mi ? Oldu ! Ibrahim Kaypakkaya, Kemalizm ve Ordu dahil TC devletinin tüm hassasiyetlerine cepheden savas acti. Kürt ulusu isterse Türkiye´den ayrilabilir, kendi devletini kurabilir diyen insandir. O günün kosullarinda bunlari söylemek Türkiye devrimci hareketi acisinda ileri bir adimdi. Fakat ne yazik ki, bu güzel insan, bu düsüncelerini derinlestirip yasama uygulama firsati bulamadan TC devleti tarafindan katledildi. Daha sonra „Ibo´cuyuz“ diyenler bu yaklasimi reformize edip gelenekci Türk sol hareketin güzergahinda yerini almaktan gecikmedi.

Yên Eleqedar

Şîrove (0)

Hê şîrove tune ne — yekem bibe.