Ramyarî

Esasa Dayanmayan Politikalar Basarisizliga goturur !

mehmetmufit · 30.12.2004 · 3 dîtin

Avrupa'da bir takim unlu gazetelerde yayinlanan "Aydinlar Bildirisi", vatansever saflarda bir calkanti daha yaratti. Kizginlik, basiretsizlik, yetmezlik, suclama, vs. vs. firtinalar yaratilarak her sey bir birine karistirildi. Ancak bir takim yararli tartismalarda bas gosterdi ve onemli olanda budur.

Bu bildiri ve tartismalar, politikanin ve Kurdistan davasinin neresinde oldugumuzu da bizlere aci bir sekilde bir daha hatirlatti. Orgutlu gucsuzlugumuzu ve politikadaki yetmezligimizi bir tarafa birakip, siyasetteki yeri belli olmayan ve milletimize asil gerekli olan orgutlenme yolunu hic bir zaman secmemis bir takim aydinlar gibi dislanmislik duygulariyla karisik tepkilerle hareket edemeyiz. Davamizin neresinde oldugumuzu sadece hatirlayarak siyasi elestirilerimizi yapmaya calisalim.

Elbette ki, siyasi gucsuzlugumuz, dogru ve soylenmesi gerekenin yuksek bir sesle net ve acik bir sekilde ifade edilmesini engellemez.

"Savasi" kaybetmis, zorda kalmis millet psikolojisiyle, Turk devletine yakinlasma ve kolelik politikalarinin hukum surdugu bir ortamda biz bagimsizlikcilar esas olana donup vurgu yapmaliyiz.

Ulusal kurtulus hareketinin esasini ulusal bagimsizlik talebi olusturur ve bu gercek gunumuzde de gecerlidir. Bu esas uzerinden politika olusturulup mucadele yurutulmeden basari elde etmek mumkun degildir. Bu su demektir; millet ve ulke olma esaslarina dayanmayan politikalar yenilgiye goturur. Bu bakima, Kurdlerin bir millet, Kurdistan'in tarihin derinliklerinden gelen bir vatan oldugu asla, bir an bile olsa bir tarafa birakilamaz.

Bu gun, butun boyutlariyla belirginlesmis olan iki cizgi ve politik hat arasinda net bir ayrim yapmak atacagimiz siyasi ve orgutsel adimlar acisindan aciliyet kazanmistir: Bagimsizlikci hat ve Turkiyecilik yapma. Sayet Kuzey Kurdistan'da siyasi ve orgutsel bir alternatif olusturulacaksa bu hat cok belirgin bir tarzda ortaya konulmalidir.

Biz KAWA'cilar, bagimsizlik siyaseti ve orgutlulugu olmaksizin Kurd milletinin ve davasinin Turk somurgeciliginden ve esaretten kurtulamayacagini soyluyoruz. Ancak ve ancak bagimsizlik hatti uzerinde yurunerek basari elde etme sansi vardir. Alternatif yaratmada bununla mumkundur.

Olusturulacak butun politikalar bagimsizlik stratejisinden cikacaktir. Avrupa Birligi / Turkiye iliskilerine de bu baglam icinde yaklasilirsa bir anlami ve basari sansi olabilir. Bagimsizlik istemini dislayan politikalarla ne Avrupa Birligi'yle Turkiye iliskileri anlasilir nede Kurd milletinin cikarlari dogru tarzda formule edilebilir. Butun kargasaliklar zaten bagimsizlik talebini distalamaktan kaynaklaniyor.

Turkiyecilik yapan politikalar, bilindigi gibi ve son "aydinlar bildirisi"nde de acikca goruldugu gibi Turk devleti elinde millet davamiza karsi birer enstuman haline gelmistir. Turk devletine yakinlasmayi amaclayan bu politikalar, Kurd milletinin bir baska acidan inkari ve kolelik oldugundan, Avrupa Birligi'yle olan iliskilerde de Turk cikarlari esas alinmistir. Kurd milletinin auto-determinasyonunu tanimayan hic bir politik girisim Kurdistan davasina hizmet edemez. Bundan cikarilmasi gereken sonuc sudur; Avrupa Birligi Turkiye yakinlasmasinda ve iliskisinde Kurd milletinin destegi ancak auto-determinasyon hakki taninarak mumkun olabilir.

Kurd milletinin kaderini, Avrupa Birligi Turkiye iliskisine baglamaya kalkisan, rengi ne olursa olsun, politikalar buyuk bir hatalar olusturmaktalar. Turkiyecilik yapan, yada Avrupa Birligi'nin Turkiye'nin onune koydugu kiriterleri esas alan politikalar Kurd millet sorununun esasini yani bagimsizlik istemini ve devlet kurma hakkini red eden politikalardir.

Turk devletinin ve genel Turk cikarlarinin bayraktari olan kesimler, Avrupa Birligi / Turkiye iliskilerinden Kurd milletinin cikarlariyla denklesecek olan olasi muhtemel bir takim imkanlarin ortaya cikmasina hizmet etmeyeceklerdir.

Dolayisiyla, Avrupa Birligi/Turkiye iliskileri daha cok zaman alacagindan yeni ve derli toplu, millet ve ulke esaslarina dayali kalici uzun vadeli politikalar olusturularak Avrupa Birligi/Kurd Milleti iliskileri kurulmali ve gelistirilme yoluna gidilmelidir. Buda, orgutlu ve musterek politikalarla mumkun olabilir. Ortaya cikan ve kalici olmayan "aydinlar bildirisi" gibi munferit girisimlerle hic bir yere gidilemez, hic bir kazanim elde edilemez. Bunu hepimiz biliyoruz. 16.12.04 / Suleymaniye

Yên Eleqedar

Şîrove (0)

Hê şîrove tune ne — yekem bibe.