Ana içeriğe atla

2003 yılında Baas rejiminin yıkılmasından sonra Kürdler Bağdat’a gitmelerine rağmen bir karış Kürdistan toprağı geri dönmedi. Fakat, Daiş/İŞİD olayından sonra Kerkük vilayetinde Arapların varlığından bir değişim oldu. Daiş’ın bölgeye gelmesinden sonra Arapların yoğun olduğu Hewice kazası, Reşad, Ziyad ve Zap nahiyeleri Kerkük’ten koparılarak tümden Daiş/İŞİD’in denetimi altına girdiler.

Kerkük vilayetinin toplam yüz ölçümü 9679 kilometre karedir. Bunun 4000’ı Daiş’ın kontrolü altındadır. Geriye kalan 5000 kilometre karesi Peşmerge’nin denetimi altındadır.

Kerkük Vilayeti, merkez kaza Kerkük, Hewice, Dubiz ve Duqaq kazalarından oluşuyor. Bu ise vilayette yaşayan etnik yapılanmalarının oranında değişikliğe neden olmuştu.

Daha önce Kerkük nüfusunun %50’si Kürd, %34’u Arap ve %16’sı Türkmen idi. Fakat, Daiş’ın bölgeye yerleşmesi ve Arapların yerleşim alanlarını Kerkük’ten koparmasının ardından, geriye kalan Kerkük bölgesinde Kürd nüfusu %70, Arap %14 ve Türkmenler ise %16 oranına gelmeye başladı.

Fakat, Daiş’ın bölgeye yerleşmesinin ardından çevre bölgelerden yoğun bir Arap göçmen kitlesi Kerkük’e akın etmeye başladı. Arap göçmenlerinin Kerkük’e akın etmesi ardından etnik yapılanmalarının oranından yeniden değişimler meydana geldi. Kürd oranı %50’ye düştü, Arap oranı %30’a ve Türkmen oranı %20’ye doğru yükselmeye başladı.

Daiş’ın Gelişinden Sonra Kerkük’te Yaşanan Tahrip

Daiş’ın bölgeye gelmesi, Kerkük’ün güneyindeki Arap yerleşim alanları olan Hewice kazası, Riyaz, Reşad ve Zap nahiyelerini kontrolü altına alması ve Tikrit şehrini ele geçirmesi ardından Kerkük’e doğru yoğun bir Arap göçüne neden oldu. Söz konusu Arap göçü Kerkük etnik yapılanması oranında yeni bir değişikliğe neden oldu.

Kerkük Göç ve Göçmenler Bürosu Müdürünün anlatımlarına göre diğer şehir ve vilayetlerden 60 bin aile Kerkük’e göç etti. Hala da bu göç olayı devam ediyor.

Kerkük Valisinin yaptığı açıklamaya göre sadece Feluca, Rumadi ve Anbar vilayetinden 2200 Arap ailesi Kerkük’e gelmiş. Kürdistan Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı’nın verdiği bilgilere göre şimdiye kadar şimdiye kadar 360.000 göçmen Kerkük’e gelmiş ve bunların ezici çoğunluğu Araptır. Bu göçün neticesinden Kerkük etnik yapılanmasının oranlarında değişimler tahmin ediliyor. Kürd oranı %50’ye, Arap oranı %30’a ve Türkmen oranı %20’ye doğru yükselmeye başladı.

Irak Hükümetinin verdiği istatistiklere göre Daiş’ın bölgeye gelmesinden önce Kerkük’e göç eden Arapların sayısı 6 bin aileydi. Daiş’ın gelişinden sonra Kerkük’e göç eden Arap ailelerinin sayısı 67 bine çıktı. Yani kat artmaya başladı.

Kürdistan Hükümetinin verdiği bilgilere göre Daiş’ın gelişinden önce güvenlik nedenlerinden dolayı 6 bin Arap ailesi dışardan Kerkük’e gelmişti. Daiş’ın bölgeye yerleşmesinden sonra bu sayı 50 bine çıktı. Yani sekiz kat artı.

Şimdi korkulan olay bu Arapların bir kesimi Kerkük’e devamlı olarak yerleşir. Eğer Kerkük’ün geleceğine ilişkin referandum yapılırsa Hewice ve diğer Arap yerleşim yerlerinden ayrı olarak Kerkük’te Arap oranı yükselir.

Daiş’ın gelişi ile birlikte son 3 ve 4 ay içinde Kerkük’e yönelik büyük bir Arap göçü oldu. Bu Arapların bir kesimi yerleşmek için ev yapmaya çalışıyor. Yasal olmayan bu yapılar yıkıldığı zaman gösteri ve yürüyüşler yaptılar. Onlar 60 dönüm arazi (150 bin metre), 200 metre karelik 750 arsa ve her birini 4 ve 6 milyon dinar karşılığında KDP ve YNK yöneticilerinden satın almışlardı. Aktüel olarak bu Arap göçmenler o topraklar üzerine 300’den fazla ev yapmışlar. Fakat, yapılan aşırılıklara dayanarak şehir idaresi 200’den fazla evi yıktı. KDP ve YNK sorumluları tarafından Arap göçmenlerine satılan arsalar 60 dönüm cıvarındadır.

Kürdler yüzyıllar boyunca bir karış Kürdistan toprağını elde etmek amacıyla büyük kurbanlar verdiği bir ortamda, tüm bu adımlar gelecekte Kerkük şehrinin kaderini tespit etme meselesinde doğrudan negatif rol oynayacaklar.

Daiş/İŞİD’tan Sonra Kerkük’ün Kaderi

Daiş’ın bitirilmesinden sonra Kerkük sorunun çözümüne dair Bağdat ve Hewler arasında yeni mücadeleler, rekabet ve çelişkiler gündeme gelecektir. Çünkü Irak Anayasa’sına göre Kürdistan Bölgesi’nin sınırları müttefik güçlerin Irak’a geldiği 19 Mart 2003 yılı öncesi sınırlardır. Irak Hükümeti kolay bir şekilde bu bölgelerden vaz geçmeyecek ve Peşmerge’nin kontrolüne bırakmayacak. Eğer Irak Hükümeti bu bölgelerin Peşmergelerin denetimi altında kalmasına razı da olsa Irak ordusu ile birlikte idare etmesini isteyecektir.

Kerkük bölgesinin mevcut olan durumunu korumak gerekir. Ya de facto(emrivaki) bir şekilde Peşmerge’nin kontrolü altında kalmalıdır yada Irak Ordusunun eline geçer. Eğer Irak Ordusu alanda olursa Daiş olayından sonra Kerkük’e gelen göçmen Araplar bir kesimi şehire yerleşir ve kimse de onları zorla şehirden çıkaramaz. Eğer Kürdistan Hükümeti ve Bağdat Hükümeti Kerkük’ün geleceğini tayin edecek 140. Maddeyi tatbik ederlerse, bölge de kalacak olan Araplar Kerkük vilayetinin kaderi üzerine kötü bir rol oynayacak. Çünkü, Hewice kazası ve bölgede kalacak Arap göçmenlerin bir kesimi, hala Kürdlerin saflarına çekmek için hiç bir antlaşmaya gitmedikleri Türkmen ve Hıristiyanların referandum esnasındaki tutumları Kürdlerin kazancına olmayabilir.

Şimdi Kerkük’te Kürd oranı %50, Arap oranı %30’a ve Türkmen ve diğer kesimlerin oranı %20 civarındadır. Bu durum açık bir şekilde Kerkük’ün geleceği üzerine etki de bulunacaktır. Bundan dolayı Kerkük idaresi yöneticileri daha şimdiden bu göçmenlere ilişkin detaylı plan ve projeler yapmalılar. Çünkü bunlar Kerkük’ün geleceği üzerine doğrudan etki yapacaklar...

Kaynak Sibeiy/Mehemed Rauf

Çev: Aso Zagrosi

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.